Sen ve Ben Biz Olduk Sanmıştım
Artık bir selam verişin dünyalar değil benim için inan…
Hep bir fırtınanar kopardı yüreğimde…
Sen yok ettin onları bir kaç günde…
Benki seninne hiç bir araya genmedik
ama ben gendik sayıyorum…
Sen ve ben ''biz'' oldu sayıyorum..
.Sonra bir anda yokoldu…
Bitti …
NedensiZ !!
SebepsiZ !!
HabersiZ !!
Bitti …
Sen bile farketmedin !!!!!
Hani birşeyler isterdim ya ben…
Hani sevmeni isterdim…olmadı…
Sen imkansızlıklar denizi,ben o denizde batan bir gemi…
Olmadı…sevmedin….
Lanet olsun ki…Sevilmedim…Sevilemedim…
Sen hariç herkese acı çektirdim…
Ama bitti işte…
Her güzel şey gibi bu da bitti…
Acı oldu…
Çekilmez oldu…
Ama bitti…
Sen bile farketmedin !!!
Şimdi o karanlıklarda buldular beni…
Sana inat çıktım o denizden…
Sana inat hayatın ucundan yakaladım…
Sana inat yaşamaya çalıştım…
Şimdi sus !
Hep konuşmanı isterdim yaa !
Artık tam tersini istiyorum !
SuS !!!
Çünkü o ölüme terk ettiğin yerde gururum tekrar bana döndü…
Sana inat artık gurursuz yaşamayacağım….
Sensiz yaşarım ama gurursuz yaşamam bundan sonra…
Beni sen kurtarmadın o denizden…
Ne kadar acı değil mi…?
Hayatımı feda ettiğim insan beni orda tek başıma bıraktı…
Şimdi git kendin gibi birini bul…
İçinde merhamet olsada vurdumduymaz gözüken birini….
Hadi git !!!
Beni düşünme bundan sonra…
İlk önce seni yok ettim içimde…
Zaten hakettiğin de buydu..
Sonra yeniden başladım hayatıma...
Yine sensiz yine bir başımayım...
Seni tanımadan önceki gibi.
Seni çok sevdim hemde çok ama sen fark etmediysen ben ne yapabilirim ki ?
Sana Can dedim sana Can'ım dedim başka ne diyebilirdim ?
Yalnız Gecelerde - AYSUN PAKSOY
Yalnız gecelerde;mumları yakıyorum birer birer
Gölgeler düşüyor odamın dört bir yanına
Sen gelirsin diye belki aklıma
Ama yapamıyorum
Seni düşünemiyorum
Ellerin çok uzak
İŞTE sevgili;
Sen gideli çok zaman oldu;
Saçlarım ak tenim solmuş ellerim titrek ve nasırlı bacaklarım tutmaz !
Ilık rüzgarlı bir sonbahar sabahı; vakit hayli erkence
Bizim çamlı kayalık tepe; aşağısı uçurum önü uçsuz bucaksız deniz, yaşlı bir çınarın dalına yaslandım gözlerimi kapatıp seni düşünmek istedim;gülüşünü bakışını tüm benliğimle hayalini düşünmek ama yapamadım.
Bir korku bir telaş sardı içimi... sen uzak çok uzaklarda olsan da elimi uzatsam tutacakmış gibiydin “sen bana çok yakın bana çok uzak, seni görmek de imkansız ama düşünmek değildi “ gözlerimi kapatıp seni hissetmek sana dokunmak hayal değildi ama yapamıyorum seni düşünemiyorum ellerin çok uzak.... gözlerinin ışığı yok! Teninse çok soğuk.
Bir yandan ılık rüzgarı bir yandan denizin şarkısını dinliyorum
Gözlerimde iki damla yaş var çığ düşmüş sanıyorum ama vakit ilerledikçe gözyaşlarına boğuluyorum.......
Ben ağlıyorum sırılsıklam gözyaşlarım süzülüyorAma bu gözyaşları seni düşünemediğim için.....
AĞLIYORUM…
Dalgalar kıyıyı dövüyor, rüzgar saçlarımı dağıtıyor, martılar çığlıkları ile denize eşlik ediyor,
uzaklardan yankılanan NEY sesimi mi?
Yalnızca geçen vapur un sesiymiş.
Vakit hayli erken, güneş yeni doğmakta bir kuzey yıldızı, bir ben yalnız yaşlı çınara yaslamışım; uçurumun kenarında , gözlerimde iki damla yaş var çığ düşmüş sanıyorum ama vakit ilerledikce gözyaşına boğuluyorum
Ve ben ağlıyorum
Yazan: AYSUN PAKSOY
Adı Hüzün Olsun Bu Gerçeğin
Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun!
Öteki renklerini aldığın,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun!
Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
Bir yarısı sende kalan geçmişin,
Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
Adı hüzün olsun!
Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!
Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!
Şemseddin KAYA
İçimde ayak sesleri var biten bir aşkın, giden bir sevgilinin ve yeniden yeşeren duyguların… Korkularım var… Anlamsız boşluklarım… Tek bir dokunuşla yıkılacak bir yapı gibiyim… Çok yorgun, çok incinmiş, hayal kırıkları cam kırıkları gibi acıtıyor canımı…
Alınganım belki de yaşanmışlıkların ağırlığı var üzerimde…
Ve yalnızım…
Koca dünyada bir başıma… Korkuyorum… Çok korkuyorum…
Elimi uzatsam tutar mısınız….
Ağlasam başımı okşar mısınız…
Ve yalnızım…
Koca dünyada bir başıma… Korkuyorum… Çok korkuyorum…
Elimi uzatsam tutar mısınız….
Ağlasam başımı okşar mısınız…
Üşüsem sarar mısınız beni….
Beni bir kez olsun karşılıksız ve çıkarsız sevebilir misiniz…
Göz yaşlarım içimde hapsoldu yine….
Damla damla içime, yüreğime akarlarken çok canım yanıyor
Bilir misiniz bu acıyı….
Beni bir kez olsun karşılıksız ve çıkarsız sevebilir misiniz…
Göz yaşlarım içimde hapsoldu yine….
Damla damla içime, yüreğime akarlarken çok canım yanıyor
Bilir misiniz bu acıyı….
Yalnızken ve korkular içindeyken görmezsiniz…
Bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun!
İçimde ayak sesleri var biten bir aşkın, giden bir sevgilinin ve yeniden yeşeren duyguların… Korkularım var… Anlamsız boşluklarım… Tek bir dokunuşla yıkılacak bir yapı gibiyim… Çok yorgun, çok incinmiş, hayal kırıkları cam kırıkları gibi acıtıyor canımı…
Alınganım belki de yaşanmışlıkların ağırlığı var üzerimde…
Ve yalnızım…
Koca dünyada bir başıma…
Korkuyorum…
Çok korkuyorum…
Elimi uzatsam tutar mısınız….
Ağlasam başımı okşar mısınız…
Ve yalnızım…
Koca dünyada bir başıma… Korkuyorum… Çok korkuyorum…
Elimi uzatsam tutar mısınız….
Ağlasam başımı okşar mısınız…
Üşüsem sarar mısınız beni….
Beni bir kez olsun karşılıksız ve çıkarsız sevebilir misiniz…
Göz yaşlarım içimde hapsoldu yine….
Damla damla içime, yüreğime akarlarken çok canım yanıyor
Bilir misiniz bu acıyı….
Beni bir kez olsun karşılıksız ve çıkarsız sevebilir misiniz…
Göz yaşlarım içimde hapsoldu yine….
Damla damla içime, yüreğime akarlarken çok canım yanıyor
Bilir misiniz bu acıyı….
Yalnızken ve korkular içindeyken görmezsiniz…
Ben Bir Kere Aşık Oldum Sadece
Ben bir kere aşık oldum sadece. Küçücük bir gülümsemeyle başladı her şey. Oysa hiç kimseden hiçbir şey istememiştim ben.
.......Daha önce de kalbimin hızla çarptığı zamanlar olmuştu hayatımda. Ama hiçbir zaman böylesine ağrımamıştı sol yanım ve böylesine güzel gelmemişti daha önce dinlediğim hiçbir şarkı.
.......Ben bir kere aşık oldum sadece. Gelip geçici hüzünlerdi diğerleri sadece o çok sevdiğim şiirdeki gelip geçici hüzünlerdi yıllar sonra adlarını bile hatırlayamadığım.
.......Ben bir kere aşık oldum sadece. Beş yaşında bir çocuğun etrafına sürekli gülücükler saçan bakışlarıydı tutulduğum, "Üniversiteli bir kız Rüyasıydı sanki" sen benim hiçbir şeyimsin diyerek kendime bile yalanlar söylediğim.
.......Hiç bir şeyim eksik değil sanıyordum atabilmek için yüreğimi aşk denen kuyunun bilinmeyen karaltısına. Sevgiliye söylenebilecek en güzel sözler ezberimdeydi hala ve kendimden bile vazgeçebilme kabiliyetiyle hazırdı gönlüm damdan düşer gibi ayaklarımın dibine yuvarlanan aşka.
.......Oysa ne kadar yanıldığımı zaman gösterdi bana. Sabahlara kadar konuşabilecekken ve anlatabilecekken bildiğim her şeyi sevgiye dair, susmak düştü yine payıma. Çünkü dünyanın en zor şeyiydi bir sevgiyi söyleyebilmek şayet gerçekten seviyorsanız. Kaybedeceklerini göze alamamak ve inadına her gün biraz daha kaybetmektir artık yaşanılan.
.......Oysa ne kadar isterdim bir kerecik olsun kendini benim gözlerimle görebilmeni. Belki o zaman anlardın, beni sevmeyecek olsan bile neler çektiğimi.
.......Ben bir kere aşık oldum sadece
.......Gerisi mi?
.......Boşver gerisini..
Alıntı
Göz Yaşımın Doğum Günündeyim
Göz yaşımın doğum günündeyim.
Konuşmama hakkımı kullanıyorum tüm celselerde.
Sorulan hiçbir soruya ısrarla cevap vermiyorum.
İdamlarla cezalandırıyorum içimdeki seni.
Ama olmuyor işte.
Sana kızdığım halde kıyamıyorum.
Çünkü sen benim çok sevdiğim gibisin.
Yüzüne dokunabilme ihtimallleri
Sadece rüyalarımda yükseliyor
Ama sen ne zaman rüyama misafir olsan,
Ben seni gerçek sanıyorum.
Bir deprem oluyor sanki o anda ve
Ben tam sana dokunacakken uyanıyorumm.
Önce masumlaşıyor yüzüm
Sonra yastığı başımın üstüne koyup, başlıyorum ağlamaya...
Sessizce, insanlara çaktırmadan yaşıyoruz sevgimizi.
Gözyaşımızı dahi odalarımızda döküyoruz sessizce.
Senin gibi oluyorum
Hiç birşey yokken ortalıklardan kayboluyor ,
Ellerimle yüzümü kapatıyor
Önce masumlaşıyor sonra da ...
Masumlaşmak ne garip şeymiş
Sana her dokunmak istediğimde içimi acıtıyorsun.
Canım yandığı halde benim yanıma gelmiyorsun ya,
İşte ben en çok ona üzülüyorum.
Peki Allah'ıma söylesen seni bana iki dakikalığına vermez mi?
Söz veriyorum bir daha istemem.
Sadece iki dakika..
Ne olur, bir kere sor.
Ben her gözyaşımın doğumgününde bunu istiyorum
Sana dokunamadan sevmek artık garip gelmiyor bana
Sen diye bir avuç toprak alıyorum elime ve
Tekrar odama çekilip, gökyüzünde sana benzeyenlere bakıyorum.
Fakir bir çocuğun ilk defa yemek üzere olduğu
Elmalı şekeri yere düşürdüğü andaki kadar masumlaşıyorum
Yaşımız yolun hangi yarısında bilmiyorum
Ama galiba benimki yolun dışında.
Artık rüyalarımın rengi bile puslu bir mavi oluyor
Sevmeye Değer Bir Aşk


Ewan 22 yasina o sene basmisti, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanin asaletini tasiyordu. 10 gün sonra Kore'deki bir savasa katilmak üzere Ingiltere'den ayrilacakti, hiç birseyden korkmuyordu ama duygusalligi nedeniyle, ülkesinden ayrilma fikri zor geliyordu ona.
"Holly'den olumlu cevap geldi ve mektuplar ardi arkasina
yazilmaya baslandi.
Her yeni mektupta birbirlerinden biraz daha etkileniyor, yüreklerini birbirlerine biraz daha açiyorlardi.
2 sene bu sekilde geçip gitti. Ewan ve Holly birbirlerine belki binlerce mektup yazmis, her mektuptan ayri tatlar almislardi.
Ewan'in ülkeye geri dönme zamani gelmisti, son mektubunda Holly'i görmek istedigini yazdi.
"Ancak seni taniyabilmem için bana bir resmini gönder lütfen" diye ekledi. Holly bulusmayi kabul etti fakat resmi göndermedi. "Resmin ne önemi var ki? Bizi ilgilendiren kalplerimiz degil mi? Yakama kirmizi bir çiçek takacagim."
dedi.
Günler birbirini kovaladi ve Ewan ülkeye döndü. Trenden indigi ilk anda gözleri Holly'i aradi. Bir müddet bakindi, sonra kalabaligin arasindan simdiye dek gördügü en güzel kadin belirdi.
Uzunboylu, çok güzel vücutlu, uzun sari saçli, masmavi iri gözleri ve mavi elbisesiyle muhtesem bir kadindi. Kadina dogru bir adim atti, ama yakasinda hiç birsey yoktu.
Kadin gözlerine bakti ve "Merhaba denizci, benimle gelmek
ister misin?" diye sordu.
Tam o sirada güzel kadinin omuzunun üzerinden, yakasinda kirmizi çiçek olan kadini gördü.
Kisa boylu, sisman sayilacak kiloda, gri kisa saçli, tozlu uzun pardisesü ve kalin bilekleriyle öylece duruyordu. Ewan saskindi, az önce hayatinda gördügü en güzel kadindan bir teklif almisti ancak karsisinda da yüregine asik oldugu kadin duruyordu.
Kendini toparladi ve yanindan geçen dünyalar güzeli kadina aldirmadan ilerledi. Elinde Holly'le birbirlerini tanimalarini saglayan kitap vardi.
Elini uzatti, "Merhaba Holly" dedi gözlerinin içi gülerek.
"Pardon" dedi kadin.
"Ben Holly degilim. Az önce buradan geçen sari saçli mavi elbiseli bayan yakama bu çiçegi takti ve bunun hayatinin sinavi oldugunu söyledi.
Sizi garin çikisindaki cafe'de bekliyormuş.
Bırak Dilim Müebbet Mahkum Kalsın "Sus" larda
Gitmeliyim "Biz"den ardıma bile bakmadan, sana ait ne varsa yüklendiğim omuzlarımdan, bırakmalıyım yolumun üzerinde, bir daha hiç bulamayacağım ücra köşelerde.
Yoruldum sancılardan, yoruldum..
Gece ayaza vuruyor yine.. Bir yandan yanarken sensizliğe, bir yandan üşüyor avuçlarım bilmediğince. Kendime bırak beni, kendi hiçliğime, kimsesizliğime. Takılıp bir rüzgarın peşine savrulmalıyım beni sürüklediği yerlere.
Kapkara bakıyor yüreğim sevdaya, kapkara.
Yadsıyıp bütün aydınlıkları, kalmalıyım kendi karanlığımda. Yere düşüp semadan yitirmeli son yıldız da ferini.
Sen bilmezsin, benimseyip yalnızlığımı müptela olmuşum ben karanlıklara.
Yaşlandım görmediğince, göstermediğimce..
Çocukluğumca vardım, yokum kendimce, hiçim yokluğumca. Sadece bir bedenden ibaretim şimdi çıkmazlarda.
Bak ta gör;
Sevdaya inat yaşıyorum, yokluklara, hayata, her zerremi bir yana savurup, benliğimi paramparça eden fırtınalara inat. Kırılıp dökülenlerimi topluyorum bir bir yerden.
Öylesine işlemişsin ki içime ince ince, her hücrem kayboluyor sende, yokluğunda yerlerini buluyorum el yordamı. Kayboluyorum günden güne, sen ben oluyorsun, bense hiç kimse.
Korkuyorum saplanıp kalmaktan yasak kelimelere.
Basıp geçtiğin çıplak yüreğimde adımlarının ağırlığı kalıyor. Öylesine derin izler bırakıyorlar ki, silinmeyecekler son nefesimi verdiğimde bile.
Oysa aynı gökyüzüne bakıyoruz ger gece, aynı telaşları yaşıyor, aynı şarkılarla atıyoruz kendimizi hüzünlere.
Çözülmesi imkansız kördüğümlerde başlıyor karmaşalar.
Karıştım yine karmakarışık..
Biliyorum, biz sonsuz bir aşkın kahramanları değiliz.
Hatta artık "Biz" değiliz, hiç olmadık, olamadık belki de. Sadece dönüp duranız, dokunmadan birbirimize aynı çember içinde..
Ama sen bilme, hiç kimseler bilmesin, aynadaki aksim bile.
Çıkmasın sesim soluğum.
Değmesin ellerin, kilitli kelimelerimin anahtarlarına..
Bırak, dilim müebbet mahkum kalsın "Sus" larda
Sen Bilmiyordun - Osman
Bir tırtıl misali kozasında yaşıyorken neden kelebek olup uçmamı sağladın neden?
Uçmasını seninle öğreniyorken beni bıraktın. Oysa ben uçmayı bilmiyordum...
Ben kendi kurduğum dünyamda yaşarken herşeyden vazgeçmişken hayattan bir beklentim yokken neden çıktın karşıma neden?
Nasılda kandım sözlerine nasılda aldandım gülüşlerine.
Ya sen iyi bir oyuncuydun yada ben çok saftım.
Her şarkıda seni yaşarken her şiirde seni okurken hissetiklerimi içime sığdıramazken
seninde aynı duyguları hissetiğini sanarak ne kadar yanıldığımı çok geç anladım...
Şimdi gündüzlerim sensiz gecelerim karanlık.
Varsın sensiz olsun yalansız riyasız yaşıyorum artık.
Hatırlasana beraber dinlediğimiz şarkıları. Şimdi bensiz dinlerken o şarkıları hiç aklına
geliyormuyum? Ben o şarkıları her dinlediğimde canım yanıyor biliyormusun?
Eğer yaşadığımız bir oyunsa bu oyunda mızıkcı olan ben değilim...
Senden öncede yaşıyordum senden sonra da yaşamasını başarabilirim tek bir eksikle yüreğimdeki sevdan olmadan...
Madem bitecekti madem gidecektin neden sensiz nasıl yaşanır bana öğretmedin ?
Senin gitmen bana tek bir şeyi öğretti kimse beni üzemeyecek kimse canımı yakamayacak artık...
Çünkü kalbimi kilitledim. Anahtarı ? Anahtarın nerede olduğunu ben bile bilmiyorum...
Unuttum unutmalıydım..
Uykusuz gecelerimde akıttığım gözyaşlarımı hiç kimse görmedi.
Senin için ağlamıyorum artık çünkü gözlerimden yaş gelmiyor biliyormusun ?
Sevdim hemde çok sevdim...
Seni kaybetmemin nedeni seni çok sevmemmiydi?
Tüm sessiz çığlıklarıma inat yüreğime yağan yağmura inat hala güçlüyüm hala ayaktayım...
Osman










